Ana sayfaya gitmek icin tiklayiniz.Ana sayfaya dönmek için tıklayınız

1. HiKAYE

   Kutbul Aktab hz. Hak Teala'nin emriyle, Misir'a gelmisti. Rumeli meydaninda, Sultan Hasan camiinin yanina ugradiginda gordu ki;bir sahis, iki maymun ile iki kopek ve bir esegi oynatir. Halk etrafini almis, kendisi bunlari eglence meydanina salmis. Lakin o sahsin nukteli sozleri, delinmemis inci gibi cesitli hakikat ve incelik doludur.

    Hz. Kutbul Aktab, hayret icinde topluluga yaklasti, sozlerini dinlemek icin durdu. Bir muddet dinlendikten sonra, gonlunden dedi ki;

    Sasilacak sey, bu sahsin sozleri, letafet ve zerafet uzredir, ama ne tuhaf bir is secmis, baska is bulamamis gibi ne acep kar ile mal toplamaya ve dunyaya dalmis.N'olaydi sunnet uzere bir ise mesgul olup, muradina ereydi. Zira bu esekle edecegi baska bir isten de kazanabilirdi. Ama yazik ki, bu sekilde vaktini zayi, kendini bu isle halk icinde sayi eder.

    Bu sekilde hayalinde dile getirirken , o sahsin birden esege hitab edip;

    -Ey esek, senden birsey sorsam cevap verirmisin? deyince,

Esek;

    -Evet der gibi basini salladi.

    -Ey esek, simdi Kutbul Aktab nerdedir bilirmisin?

Esek,

    -Bilirim,manasini basiyla isaret etti.Bunu Kutbul Aktab duyunca gonlunden dedi ki;

    -Halki boyle aldatmak coktur, bu da iyi hadise yani.

O Hazret esege;

    -Kutbul Aktab hz.halen Mekke-i Mukerreme'de midir?

Esek;

    -Hayir,kabilinden isaret yapti.

    -Medine-i Munevvere'de midir?

Esek;

    -Yok, der gibi basini kaldirdi.

    -Kudus-u Serif'te midir? Sam-i serifte midir? Elhasil cemi makbul olan sehirleri saydi,

    -Yoktur,  dedi.Nihayet;

    -Yoksa Misir'da midir? deyince esek basini asagi salladi.Bu defa;

    -Imam-i Safii ziyaretinde midir?

    -Yok, cevabini aldi.

    -Ibni Fariz'da midir? Cami-i Ezher'de midir? Elhasil cumle mubarek yerleri saydi, hepsine;

    -hayir, cevabini alinca;

    -Yoksa bu mecliste midir? Dedi.

Esek;

    -Evet, dedi o zaman.

    -Ey esek, yani simdi bana bu halk icinde Kutup hazretlerini gosterebilir misin? deyince esek oyle isaret yapti ki,sanki;

    -Sen emret, ben Kutbu gostereyim, dedi.O zaman Kutup bildi ki; bu sahis evliyadandir,bu isi kendini gizlemek icin secmistir. Hemen yanina varip,arkasina yapisip;

    -Hey aziz, ne eylemek istersin? yoksa bizi halka bildirmek mi dilersin?

    O kimse, asla Kutba donup bakmaksizin buyurdu ki;

    -Ya senin hak tealanin kullarina dahl ve taarruz eylemek ne vazifendir? hadis-i kudsi'de "Evliyam, kubbamin altindadir, onlari benden baska kimse bilmez" buyurmustur. Sana lazim olan, tayin olundugun hizmette, ubudiyet uzere kamil olmaktir. Hic bir ferde karisip, taarruz eylemeyesin, Hak tealanin irsad eyledigi tarikten tasra gitmeyesin. Diye hz. Kutba nasihat eyledi. O da veda edip yoluna gitti.

 

    Imdi benim ruhum, evliyaullah her taifede her surette mukarrerdir. Bu kissalardan hisse, alip gaflet ile yurume.

   Ey dervis, eger hatirina gelirse ki; hz. Kutbul Aktabdan buyuk, mertebe yonunden veli yoktur, ya bu nasil olur ki o aziz, Kutbu bilsin de, Kutub onu bilmesin?

   Evet sozun dogrudur velakin cevap budur ki; evliya icinde bir taife vardir  ki onlara "Efrad-i Vasilin ve Kummelin-i Mukarrebin ve Asina-i Rabbul alemin" derler, Kutbun nazarindan harictirler. Kutub hz. onlara hukmeylemez.

   Onlar oyle kamil ve sarraflardir ki daima inkiyad carsusunda ve ask bazarinda gezip. feamma istikamet dukkaninda mutekiflerdir. Velakin Hazreti Hak halkin gozune hicap surmesini cekip, onlarin vucud-u seriflerini ve unsuru latiflerini hi'lat-i velayetle ortmustur. Avama degil belki havasa dahi suret-i bigane gostermemistir. Nitekim hz. Kutub dahi anlatilan azizi bilemedi. Bildirmedigine sebeb budur ki, Hak onlardan birini ayan edip sana beyan edeydi, binlerce kez ayiplardin yakisiksiz sozler soylerdin. Hak onlari o yuzden gizlemistir. Onlar, Hazret-i Hak'kin mahbublaridir.

    Benim ruhum, umidim budur ki; Hak bu bendesini  ve asik efkendesini o taifenin sohbetinden mahrum eylemeye, amin.   (Mehmed Tusidi Hazretleri)


 

2. HiKAYE

 Hz. Adem bir gun bakti ki  sag elinin bas parmaginda bir beyaz buyuyecek nokta  zahir olmus. Bu bana bir itab olmasin? dedi. Bu anda Cebrail indi. Hemen Cibril'e sordu:

    -Ya kardes Cebrail, ben ne gunah isledim ki bu bende hasil oldu? Buna bir ilac soyle. Benim bu yuzden hatirim bulanmistir.

    Cebrail a.s:

    -Hak teala buyuruyor ki bu bes kelimeyi desin, sifa ondadir.

    1)Subhanallah. Adem a.s. bunu dedi, o beyaz nokta hemen koluna geldi.

    2)Elhamdulillah dedi. O nokta kusagina, yani beline, geldi.

    3)La ilahe illallah, dedi. Dizine indi.

    4)Allahuekber, dedi. Ayaginin parmagina indi. Cebrail a.s.:

    5)La havle vela kuvvete illa billahil aliyyul aziym. De dedi. o da dedi. O nokta tamamen zail (kayboldu) oldu.

    -Ya Adem, senden miras olsun bu bes kelime. Ne zaman sana ve evladina bir renc agri erisse, bu kelimeleri okuyunca sifa bula. Hasta olanlar bu kelimeleri okuyup, hasta olan yerlere ufureler, biiznillah hastaligi gecer.