Resulullah sallallahu aleyhi vesellem efendimiz, Mekke den Medine ye olan
hicretini bundan yaklaşık 1400 sene evvel yapmıştır. Bu seyahat de yol ve can
dostu Ebu Bekir Sıddik (Allah ondan razı olsun) idi. Bu bölümde dilimin döndüğü
kadar, Hicaza gelememiş kişilere rehber olması dileği ile ve resimler
vasıtasıyla Hicret yolunu anlatacağım.
Mekke ve Medine arası ortalama 440 kilometredir. Genel kanının aksine bu iki
şehrin arasındaki yol tamamıyla çölden ibaret olmayıp, farklı arazi yapılarından
oluşmaktadır. İnanın, yol boyunca geçilen arazilerin bazıları kum çölünden çok
daha zorludur bunun örnek resimlerini aşağıda bulacaksınız.
Yakın zamana (motorlu taşıtların icadına ) kadar bu güzergâh halâ kullanılıyormuş. Hacılar deve kervanları ile Medineden Mekkeye, ya da aksi istikamete bu hicret yolunu kullanarak gelirlermiş. Aynı şekilde iki şehir arasındaki ticari bağlantı yolu da bu imiş. Zaten Hicret yolunun yakın geçmişimize kadar aktif olmasından dolayıdır ki şükürler olsun bu yol kaybolup unutulmamış günümüze kadar izi ulaşmış. Hicret yolunun kat edilmesi normal koşullarda tam 8 gün alırmış. Bu da ortalama günlük 55 kilometre yürüyerek mümkündür. Bir binek hayvanının saatte takriben 5 kilometre yürüyebildiğini göz önüne alırsak demek ki her gün 11 saat yolculuk yapılıyormuş.
Motorlu taşıtların icadından sonra artan hacı trafiği ile birlikte, Suudi
hükümeti bir takım arayışlara girmiş ve günümüzün teknolojik olanaklarını göz
önünde bulundurarak, 3 şerit geliş, 3 şerit gidiş olmak üzere yeni bir otoban
yapılması için karar almış. Bu güzergâhı önde gelen Amerikalı bir şirkete ihale
etmiş. Bu ihalenin koşulları arasında: Hiçbir masraftan kaçınmaksızın, gerekirse
güzergah değiştirmek pahasına dahi, iki şehir arasındaki mesafenin en kısa ve
rantabl (kullanışlı) hale getirilebilmesi imiş. Bu emirle, Amerikan şirketi
uydulardan, bütün bölgenin tam resmini ve coğrafi konumlandırılmasını almış.
Bütün bu dataları (bilgileri) kendi bilgisayarlarına aktarmışlar ve
bilgisayarlarda Mekke ve Medine arasındaki bütün bölgeyi 3 boyutlu olarak
haritalandırmışlar. Kullandıkları özel programlar vasıtası ile hem tarihi Hicret
yolunu analiz etmişler hem de alternatif güzergahları değerlendirmişler. Sonuçta
yeni otoban projesini hazırlayıp sunuma getirmişler. Projeyi gören herkes
hayrete düşmüş. Çünkü yeni yapılacak olan (günümüzde de halen kullanılan)
otobanın güzergahı, Resulullah -s.a.v.- efendimizin zamanında kullandığı Hicret
yolunun tıpatıp aynısı imiş. Amerikalı mühendisler bunun sebebini soran
yetkililere şu cevabı vermek zorunda kalmışlar;
Biz teknolojinin en son olanakları ile araştırdık, sizin yüzyıllardan beri
kullana geldiğiniz yoldan daha kısa veya daha iyi bir güzergah bulamadık. Nasıl
oluyor? buna bizde şaşırdık. Dolayısı ile yeni yolun, eski yolun tam üzerinden
geçmesine karar verdik, projeyi de buna göre hazırladık
Evet, efendim, günümüzde Hacıların kullandığı yol Resulullah -s.a.v.-
efendimizin kullandığı güzergahın tıpatıp aynısıdır. Dolayısı ile gün olur, siz
de bu yolculuğa çıkacak olursanız ne mutlu size ki Resulullah -s.a.v.
efendimizin mübarek nazarlarının değdiği yerleri siz de göreceksiniz, belki de
hissedeceksiniz.
Bu aşağıda bulunan resimler Mekke nin hemen çıkışında çekilmiştir. Bu mevkiinin
Medineye mesafesi 400 kilometredir. Bu bölgedeki arazi biçimi tam bir kum
çölüdür. Adeta kırmızıya çalan bu kumlardan oluşmuştur.

k
iEski devirlerin yegane ulaşım vasıtaları: Develer, Mekke dışında otlarlar iken.

Buradan sonra göreceğiniz resimler için şu ön bilgileri vermem gerekli;
Arabistanın gerçekten zor olan iklim koşullarından dolayı bu yol güzergâhı hep
bakir kalmış. Yapılaşma yok gibi. Dolayısı ile gördüğünüz resimler herhalde,
Resulullah -s.a.v.- efendimizin nazar ettiği manzaranın oldukça benzeridir. .
Yani tabiata bu konuda çok müteşekkiriz. Tabiat bize, adeta buraları doğal
koruma altına alarak günümüze kadar değiştirmeden teslim etmiş.
Sıradaki resim ise Medineye 300 kilometre mesafede çekilmiştir. Burada arazi yapısı daha farklı. Dikkat ederseniz kendiliğinden yetişmiş çalılıklar ve çeşitli bitkiler mevcut. Zemin ise kum değil bir çeşit toprak ve çakıl karışımından müteşekkil.

Burada otoban üzerinde bulunan bir yol tabelasını görüyoruz. Medineye 240 kilometre var diyor.

Aşağıda ki resim ise Medineye 190 kilometre mesafede çekilmiştir. Sizin de fark ettiğiniz gibi arazi koşulları burada çok farklı; Her taraf volkanik kayalar ile çevrelenmiş, adeta yayan yürümeyi imkansız hale getiriyor.

(aşağıda) Mekke ve Medine otobanının güncel görünümü. Günümüzde bu yol taşıtlarla (120 kilometre hız tahdidi ile) 3.5 saat sürüyor. Eski zamanların 8 gününe kıyasla göz açıp kapamak kadar çabuk bir süre, değil mi?

(aşağıda) Medineye 120 kilometre kala görünen sivri tepe ve çevresi.

Medine girişindeki ana tabela (kırmızı ile; sadece Müslümanlar girebilir, diyor). Buradan Mescidi Nebeviye mesafe neredeyse 15 kilometre.

(aşağıda) Medinenin giriş yolu. Buranın resmi adı: Hicret Yolu 'dur. Merkeze 10 kilometre var.

Aynı yoldan 12x zoom ile cekilmiş Mescidi Nebevinin resmi. Arka planda da Uhud dağı gözüküyor.

Kuba köyü öncesi, Medinenin temsili kapısı.

Bu resmin çekildiği nokta, tarihte "Kuba köyü" diye geçen yerdir. Resimde gözüken de Kuba camiidir. Kuba mescidi, Resulullah (s.a.v.s.) efendimizin elleriyle yapımında katkıda bulunduğu mesciddir. İslamiyetin ilk mescididir (camisidir). Kur-an da "Takva üzerine kurulan Mescid" diye atıfta bulunulan camiidir. Buradan Mescidi Nebevi 6 kilometre Mesafededir.



Hicret yolu burada son buluyor. Artık Medinedeyiz.
Medine de hurma vakti...
______________Medineli Ahmed________________
