Hicaz 2000 AnA SayfA

 www.hicaz2000.com

 

   

Resulullah sallallahu aleyhi vesellem efendimiz, Mekke den Medine ye olan hicretini bundan yaklaşık 1400 sene evvel yapmıştır. Bu seyahat de yol ve can dostu Ebu Bekir Sıddik (Allah ondan razı olsun) idi. Bu bölümde dilimin döndüğü kadar, Hicaza gelememiş kişilere rehber olması dileği ile ve resimler vasıtasıyla Hicret yolunu anlatacağım.
 

    Mekke ve Medine arası ortalama 440 kilometredir. Genel kanının aksine bu iki şehrin arasındaki yol tamamıyla çölden ibaret olmayıp, farklı arazi yapılarından oluşmaktadır. İnanın, yol boyunca geçilen arazilerin bazıları kum çölünden çok daha zorludur bunun örnek resimlerini aşağıda bulacaksınız.
 

    Yakın zamana (motorlu taşıtların icadına ) kadar bu güzergâh halâ kullanılıyormuş. Hacılar deve kervanları ile Medine’den Mekke’ye, ya da aksi istikamete bu hicret yolunu kullanarak gelirlermiş. Aynı şekilde iki şehir arasındaki ticari bağlantı yolu da bu imiş. Zaten Hicret yolunun yakın geçmişimize kadar aktif olmasından dolayıdır ki şükürler olsun bu yol kaybolup unutulmamış günümüze kadar izi ulaşmış. Hicret yolunun kat edilmesi normal koşullarda tam 8 gün alırmış. Bu da ortalama günlük 55 kilometre yürüyerek mümkündür. Bir binek hayvanının saatte takriben 5 kilometre yürüyebildiğini göz önüne alırsak demek ki her gün 11 saat yolculuk yapılıyormuş.


    Motorlu taşıtların icadından sonra artan hacı trafiği ile birlikte, Suudi hükümeti bir takım arayışlara girmiş ve günümüzün teknolojik olanaklarını göz önünde bulundurarak, 3 şerit geliş, 3 şerit gidiş olmak üzere yeni bir otoban yapılması için karar almış. Bu güzergâhı önde gelen Amerikalı bir şirkete ihale etmiş. Bu ihalenin koşulları arasında: Hiçbir masraftan kaçınmaksızın, gerekirse güzergah değiştirmek pahasına dahi, iki şehir arasındaki mesafenin en kısa ve rantabl (kullanışlı) hale getirilebilmesi imiş. Bu emirle, Amerikan şirketi uydulardan, bütün bölgenin tam resmini ve coğrafi konumlandırılmasını almış. Bütün bu dataları (bilgileri) kendi bilgisayarlarına aktarmışlar ve bilgisayarlarda Mekke ve Medine arasındaki bütün bölgeyi 3 boyutlu olarak haritalandırmışlar. Kullandıkları özel programlar vasıtası ile hem tarihi Hicret yolunu analiz etmişler hem de alternatif güzergahları değerlendirmişler. Sonuçta yeni otoban projesini hazırlayıp sunuma getirmişler. Projeyi gören herkes hayrete düşmüş. Çünkü yeni yapılacak olan (günümüzde de halen kullanılan) otobanın güzergahı, Resulullah -s.a.v.- efendimizin zamanında kullandığı Hicret yolunun tıpatıp aynısı imiş. Amerikalı mühendisler bunun sebebini soran yetkililere şu cevabı vermek zorunda kalmışlar;


“Biz teknolojinin en son olanakları ile araştırdık, sizin yüzyıllardan beri kullana geldiğiniz yoldan daha kısa veya daha iyi bir güzergah bulamadık. Nasıl oluyor? buna bizde şaşırdık. Dolayısı ile yeni yolun, eski yolun tam üzerinden geçmesine karar verdik, projeyi de buna göre hazırladık”


Evet, efendim, günümüzde Hacıların kullandığı yol Resulullah -s.a.v.- efendimizin kullandığı güzergahın tıpatıp aynısıdır. Dolayısı ile gün olur, siz de bu yolculuğa çıkacak olursanız ne mutlu size ki Resulullah -s.a.v.– efendimizin mübarek nazarlarının değdiği yerleri siz de göreceksiniz, belki de hissedeceksiniz.

 
Bu aşağıda bulunan resimler Mekke nin hemen çıkışında çekilmiştir. Bu mevkiinin Medine’ye mesafesi 400 kilometredir. Bu bölgedeki arazi biçimi tam bir kum çölüdür. Adeta kırmızıya çalan bu kumlardan oluşmuştur.


k

iEski devirlerin yegane ulaşım vasıtaları: Develer, Mekke dışında otlarlar iken.

Buradan sonra göreceğiniz resimler için şu ön bilgileri vermem gerekli;
Arabistan’ın gerçekten zor olan iklim koşullarından dolayı bu yol güzergâhı hep bakir kalmış. Yapılaşma yok gibi. Dolayısı ile gördüğünüz resimler herhalde, Resulullah -s.a.v.- efendimizin nazar ettiği manzaranın oldukça benzeridir. . Yani tabiata bu konuda çok müteşekkiriz. Tabiat bize, adeta buraları doğal koruma altına alarak günümüze kadar değiştirmeden teslim etmiş.

Sıradaki resim ise Medine’ye 300 kilometre mesafede çekilmiştir. Burada arazi yapısı daha farklı. Dikkat ederseniz kendiliğinden yetişmiş çalılıklar ve çeşitli bitkiler mevcut. Zemin ise kum değil bir çeşit toprak ve çakıl karışımından müteşekkil.

 

Burada otoban üzerinde bulunan bir yol tabelasını görüyoruz. Medineye 240 kilometre var diyor.

Aşağıda ki resim ise Medine’ye 190 kilometre mesafede çekilmiştir. Sizin de fark ettiğiniz gibi arazi koşulları burada çok farklı; Her taraf volkanik kayalar ile çevrelenmiş, adeta yayan yürümeyi imkansız hale getiriyor.

(aşağıda) Mekke ve Medine otobanının güncel görünümü. Günümüzde bu yol taşıtlarla (120 kilometre hız tahdidi ile) 3.5 saat sürüyor. Eski zamanların 8 gününe kıyasla göz açıp kapamak kadar çabuk bir süre, değil mi?

 

(aşağıda) Medine’ye 120 kilometre kala görünen sivri tepe ve çevresi.

 

Medine girişindeki ana tabela (kırmızı ile; sadece Müslümanlar girebilir, diyor). Buradan Mescidi Nebeviye mesafe neredeyse 15 kilometre.

(aşağıda) Medine’nin giriş yolu. Buranın resmi adı: Hicret Yolu 'dur. Merkeze 10 kilometre var.

 

Aynı yoldan 12x zoom ile cekilmiş Mescidi Nebevinin resmi. Arka planda da Uhud dağı gözüküyor.

Kuba köyü öncesi, Medine’nin temsili kapısı.

 

Bu resmin çekildiği nokta, tarihte "Kuba köyü" diye geçen yerdir. Resimde gözüken de Kuba camiidir. Kuba mescidi, Resulullah (s.a.v.s.) efendimizin elleriyle yapımında katkıda bulunduğu mesciddir. İslamiyet’in ilk mescididir (camisidir). Kur-an da "Takva üzerine kurulan Mescid" diye atıfta bulunulan camiidir. Buradan Mescidi Nebevi 6 kilometre Mesafededir.

 

Hicret yolu burada son buluyor. Artık Medine’deyiz.

 

Medine de hurma vakti...

______________Medineli Ahmed________________

Hicaz 2000 AnA SayfA

 www.hicaz2000.com